19 Kasım 2014 Çarşamba

Av. Cemil Can : GÖBEĞİMİZİ KENDİ ELLERİMİZLE KESECEĞİZ!..

anadolu-partisi-.jpg

GÖBEĞİMİZİ KENDİ ELLERİMİZLE KESECEĞİZ!..
Atatürk'ün partisi CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin'i göstermesi ile yaklaşık 5 milyon seçmen sandık dışında bırakıldı. Çoğunluğu CHP çatısı altında toplanmış olan Kemalist cephenin ilk esaslı bölünüşü bu seçimdir. Daha sonra, Kemal Kılıçdaroğlu (KK) Kurultay'ı topladı fakat yenilginin nedenlerini tartıştırmadı. Bir daha seçim olsa yine aynı adayı gösterirdim diyerek halka meydan okudu. Yenilgidenhalkı sorumlu tuttu! PKK'nın "Özerk Kürdistan"ı kurabilmesinin hukuki alt yapısı olan "Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı"nı mutlaka getireceğiz, ben Dersimli Kemal'im diyecek kadar ileri gitti. KK ikinci bölücülüğü Kurultay'daki konuşması ile yaptı…
Parti Meclisi'ne aday gösterdiği açılımın mimarı ve AKP'nin en önemli bürokratı olan eski Kamu Güvenliği Müsteşarı Murat Özçelik'i delege içine sindiremeyip çizdi. KK delegenin bu kararına zerre kadar saygı göstermedi. Çünkü delegeyi o, böyle günler için özenle seçtirmişti. Tepki gösteremeyeceğinden yüzde yüz emindi. KK Kurultay’da adeta kendi seçimini test etmişti…
Nitekim öyle de oldu. CHP'nin kurultay delegesi konu mankeni yerine konmuştu. Dersimli Kemal, inadım inat dedi ve Parti Meclisi'nden iki kişiyi istifa ettirerek, açılımın mimarına yer açtı. ABD’nin en has adamını CHP’nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığına getirdi...  Üçüncü bölünme de bu noktada yaşandı…
Sıra CHP'yi Dersim İsyanı’nı başlatan KK’nın önderi ve dedesi Seyit Rıza’dan özür diletmeye gelmişti. Bu defa Y-CHP'nin gölge Genel Başkanı Sezgin Tanrıkulu'nu sahaya sürdü. Koca CHP'yi feodal ağa ve işbirlikçi hainlerden özür diletti... Bu dördüncü bölünmeydi…
KK boş durmuyordu, kendi yolunda ilerlemeye devam etti. Atatürk'e “Kefere Kemal” diyen şeriatçı, gerici Mehmet Bekaroğlu'nu Tanıtım ve Propagandadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı'na getirdi. Bekaroğlu, militan adamdı. Derhal işe koyuldu ve Genel Merkez'e mesciti açtı. Artık din ve dince kutsal sayılan değerlerin istismarında Y-CHP de vardı...
Türkiye'de şeriat tehlikesi yoktur diyen ekip, Cumhuriyet’in laiklik ilkesine de elveda diyordu!..
Burada özetlediklerim son bir kaç ay içerisinde yaşananlardır…
Biraz daha geriye doğru gitsek, utancınızdan başınızı kaldırıp yazılanları okuyamazsınız!..
Şimdilik onlara girmiyorum. Y-CHP’nin ne demek olduğunu kanıtları ile görmek isteyenler, aşağıdaki bağlantıyı açıp okuyabilirler:
Utanma ve ar duygusundan yoksun olanların, Emine Ülker Tarhan hanımın istifa etmesinin ardından söylediklerini de yazmayacağım. Şimdilik Süheyl Batum hocayı disipline verme densizliğine de değinmiyorum... Bu zevzeklikler ile bizlere beşinci ve altıncı bölünmeler yaşatıldı…
SÜRÜKLENDİĞİMİZ BÖYLE BU ORTAMDA ANADOLU PARTİSİ'NİN KURULMASI ULUSAL BİR ÖDEVDİR. BU GELİŞMELERİ KİMSE SÜRPRİZ KABUL ETMEMELİDİR!..
Dersimli Kemal ve arkadaşları, çınarın dallarını budayarak (ulusalcıları tasfiye ederek) Y-CHP’nin daha da güçleneceğine inanıyorlar... Bu çapsız adamlar da BOP’un çocukları gibi “küçülerek büyümeyi” savunuyorlar... Türkler, “Kürdistan"ın kurulmasına izin vererek, önce küçülecekler, sonra “Kürdistan"la federasyon kurup büyüyeceklermiş!? 21. yüzyılda Türklere yutturulmaya çalışılan uluslararası yalan budur işte... Ne kadar da inandırıcı değil mi? Mantık aynı mantıktır işte... Bunların tümünün hocası ABD'nin düşünce kuruluşlarıdır!..
CANIMIZ  ACIYACAK AMA GÖBEĞİMİZİ KENDİ ELLERİMİZDE KESMEK ZORUNDAYIZ!..
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde üçüncü bir adayın çıkması, nasıl ki Erdoğan'ın birinci turda seçilmesine  engel olacaktıysa, aynı şekilde barajı geçecek bir partinin daha kurulması, AKP'nin tek başına iktidar olmasının önünü kesecektir…
Bunun nasıl olacağını burada anlatarak konuyu dağıtmak istemiyorum.Daha sonra o konuyu da ele alıp tartışacağız... 
(Şimdilik Anketçi Hakan Bayrakçı’nın bu konudaki araştırmalarına bakabilirsiniz...)
ŞİMDİ GELELİM OYLARIN  “BÖLÜNME”  MESELESİNE!..
Yeni kurulan parti veya partiler oyları mı bölecek, yoksa kararsız olanları mı örgütleyecek?..
Siz hangi oyların bölünmesinden söz ediyorsunuz?
Bölücü olan Yeni CHP'dir…
Hem Atatürkçü oyları bölüyorlar hem de ülkeyi bölecek olanlara destek veriyorlar!..
Y-CHP'nin oylarının bölüneceğini dert ediyorsanız hiç etmeyin. Çünkü Dersimli Kemal'in bu seçimlerde kullanacağı kontenjan yüzde 15'tir ve o da 60-65 milletvekiline karşılık geliyor. Yeni CHP’de sadece geri kalan milletvekillikleri için önseçim yapılacak. Bunun bir aldatmaca olduğu gün gibi ortadadır…
Bu kafa ile gidilirse -ki gidiliyor-  Y-CHP kaç milletvekili çıkarabilir? Hadi diyelim ki,100 milletvekili çıkartsınlar.65'ini Dersimli Kemal kendine benzeyenlerden seçecek, kalan35 milletvekilini ise CHP'liler önseçimle belirleyecekler. İkinci Cumhuriyetçi, açılımcı, Atatürk düşmanı 65 milletvekilinin karşısında,35 milletvekili ne yapabilir ki?..
Y-CHP barajın altında kalırsa ne olur?
Cevap veriyorum: Sezgin Tanrıkulu, Murat Özçelik, Mehmet Bekaroğlu, Hüseyin Aygün, Aydın Ayaydın, Erdoğan Toprak, Sinan Aygün, Faik Tünay ve onlar gibi 50-60 milletvekili TBMM'ne giremezler!..
Vah vah vah!..
Yerin dibine girsinler!..
Çok mu üzüldünüz yani?..
Böyleleri Meclis'te çoğunluğu sağlarsa ülkeye ne yararları olabilir?..
Dolayısıyla Y-CHP'nin baraj altında kalmasına üzülmeye değmez!.. Bu yönde söylenen sözlere itibar etmemek gerekir…
Tam aksine, Y-CHP’nin sandığa gömülmesine “çok da iyi oldu” denilebilir…
Y-CHP barajın üzerine çıkarsa ne olur?
Dersim İsyanı’nın bastırılmasına “katliamdır” diyerek Atatürk’e “katil” diyen Sezgin Tanrıkulu ile, “Kefere Kemal” diyen Mehmet Bekaroğlu ve benzerleri onlarca hain, TBMM’ne girerler!..  İsteğiniz bu ise eğer, verin oylarınızı girsinler... Böylelerine bizden oy yok!..
Kararsızlar yüzde 30‘lara çıkarak ikinci büyük parti haline geldiler... Y-CHP’den fazla oyları var! Yeni partinin kurulması ile kimse kararsızları “tıpış tıpış” Y-CHP’ye oy vermek zorunda bırakamayacak. Kerhen oy kullanma dönemi sona eriyor!..
Belki o zaman Atatürkçüler akıllarını başlarına toplar ve kaderlerine el koymaya başlayabilirler!..Bu bağlamdaCHP'nin işgalden kurtarılması olasılığı yeniden gündeme gelebilir…
Aksi halde, bir dönem değil, bir kaç dönem daha vakit kaybederek, iyice zayıflarız... Ülke tehlikeli sulara hızla sürüklenirken, kimsenin oyalanma lüksü yok!..
Y-CHP barajı geçer de yeni milletvekilleri TBMM'ne girerse:
Açılım” dedikleri bölünme süreci devam eder. Ülkemiz bölünür, iç savaş çıkar ve başımız beladan asla kurtulmaz!.. Çünkü onlar, saflarını ABD ve PKK'nın yanında belirlemişlerdir…
Y-CHP’nin PKK’nın partisi HDP’den ne farkı kalmıştır?
Düşünebiliyor musunuz Dersimli Kemal, özel bir tezkere çıkartarak Türk Silahlı Kuvvetleri'ni 40 bin yurttaşımızın katili PKK'nın yanında savaşması için üstünü başını parçaladı!?.. Bu kadar haindir yani…
Dersimli Kemal'e oy vermek bölünmeye oy vermek anlamına geliyor artık!..
CHP'Yİ İŞGALCİLERDEN GERİ ALMAK İÇİN PARTİDE KALIP  MÜCADELE ETMEK BAŞARIYA ULAŞABİLİR Mİ?..
Bu sorunun cevabı,bu aşamada kesin olarak “HAYIR”dır...
Çok ileride belki…
Çünkü Deniz Baykal'ın kaset operasyonundan sonra, CHP'ye yerleştirilen SOROSÇULAR delege seçimlerine doğrudan müdahil oldular ve Genel Merkez'in desteklediği adayların seçilmesi için çaba gösterdiler.  Bu konuda başarılı da olmuşlardır. Yoksa 28. Kurultay'da KK’nın “Ben Dersimli Kemal'im” diyerek kürsüye yumruk atması biraz sıkardı…

Bundan sonra da delege dengesi değiştirilemez... Dolayısıyla partiyi işgalden kurtarmak da imkansız hale gelmiştir... Başka çözümler arayarak başımızın çaresine bakmaz zorundayız!..
Bu yüzden;
YENİ KURULACAK PARTİYİ/PARTİLERİ DESTEKLEMEKTEN BAŞKA YOLUMUZ KALMAMIŞTIR!..
***
Al_sana_ozur.jpg

DERSİMLİ KEMAL CHP'NİN TARİHİ İLEYÜZLEŞİYOR!...

Y-CHP'NİN DERSİM İSYANI'NIN SERT BİR ŞEKİLDE BASTIRILMASI NEDENİYLE RESMENÖZÜR DİLEMESİNDEN SONRA;

YILLARDIR "ARŞİVLER AÇILSIN" DİYEREK SANKİ ARŞİVLERDE UTANILACAK BİR ŞEYİMİZ VARMIŞ GİBİKUŞKU YARATAN; DERSİMLİ KEMAL VE ARKADAŞLARI İÇİN ARŞİVLER DE AÇILDI!..

Kemal Kılıçdaroğlu'nun mensubu olmakla övündüğü KUREYŞAN AŞİRETİ'ne bağlı KOLAN AŞİRETİ'nin,(1) Dersim İsyanı'nı jandarma karakolunu basarak başlattıkları ve hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde vatan haini olduklarını gösteren bir belgeyi ibretle okuyacaksınız...

Soysuzlar, askerlerimizi şehit ettikten sonra,veresiye alınan erzaklarını da çaldılar!..

"Hepimiz Seyit Rıza'yız" diyerek  öykündükleri ataları, meğer hem KATİL hem HIRSIZMIŞ!...

Yeni CHP'nin işgalci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bir de utanmadan peygamber soyundan geldiğini iddia ediyordu...(2)

Arap dünyasının bütün işbirlikçileri ve hainleri de aynısoydan geliyor...

Soyunuz sopunuz batar inşallah!..

Dersimli Kemal, yıllardır CHP'nin tarihi ileyüzleşmesi gerektiğini söylüyordu...

BUYURUN! YÜZLEŞİN TARİHİNİZLE...

Sizin utanmaz yüzünüze ben şimdi ne diyeyim!..

Önce dedelerinizin karakoldan çaldığı erzakların bedelini ödeyin. Bu borcu ödeyecek olanların listesini ben tutacağım. Birinci sıraya Kemal Kılıçdaroğlu'nu, ikinci sıraya Sezgin Tanrıkulu'nu, üçüncü sıraya Hüseyin Aygün'ü yazıyorum...

Aralık 2014 maaşlarınızdan dedelerinizin borcunu ödeyin bakalım..



Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Başbakan Celal Bayar başkanlığındaki Bakanlar Kurulu'nun 23.06.1938 tarih ve 2/9112 Sayılı Kararnamesi'nde aynen şunlar yazıyor:

T.C.
B A Ş V E K A L E T
Kanunlar Dairesi Müdürlüğü
Karar Sayısı :2/9112
                                                                                              Kararname

Tunceli Vilayeti dahilinde Ovacık Kazası jandarma birliğine tabi (Diztaş) karakoluna 02.02.1938 tarihinde Kolan Aşireti tarafından yapılan taarruz neticesinde şehit edilen karakol komutanı ile 20 jandarma erine ait olup mutaarrızlar tarafından gaspedilen 499 lira değerindeki erzakın iaşe bedellerinden ödenmek üzere Ovacık Kazası merkezindeki bakkallardan veresiye olarak alındığı ve bunların Jandarma Genel Komutanlığı bütçesinin iaşe tertibinden verilmesi mümkün olmayacağı anlaşıldığından, Maliye Vekaleti bütçesinin masarifi gayri melhuza tertibinden verilmesi; Jandarma Genel Komutanlığı iş'arına atfen Maliye Vekilliğinin 08.06.1938 tarih ve III83/12/2244 sayılı teklifi üzerine İcra Vekilleri Heyetinin 23.06.1938 tarihli toplantısında onanmıştır. 23.06.1938
REİSİCUMHUR: Mustafa Kemal Atatürk (imza)BAŞVEKİL: Celal Bayar (imza) VEKİLLER HEYETİ: Bakanlar Kurulu
Av. Cemil Can            

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder