3 Ocak 2015 Cumartesi

Yılmaz Dikbaş : KILIÇDAROĞLU’NA AÇIK MEKTUP

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu,

Osmanlıca tartışması üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı eleştirerek şunları söylemişsiniz:[1]

“Osmanlı’da istişare vardır, divan vardır, padişah tek başına karar alan biri değildir. Buyurgan olanın Osmanlı tarihini de bilmediğini görüyorsunuz. Zaten sorunumuz da bu.”

İstişare, Arapça bir sözcük olup anlamı “danışma”dır.
Divan, Osmanlı’da padişahın başkanlığında toplanan, sadrazam (başbakan), vezirler (bakanlar) ve yüksek bürokratlardan oluşan büyük meclise verilen isimdir.

Sayın Kılıçdaroğlu,
Asla saygısızlık yapmak istemiyorum, ancak sizin de Osmanlı Tarihini tam ve doğru bilmediğinizi söylemek zorundayım.
Açıklayayım.
Padişahın iki dudağı arasından çıkan sözlerin “kanun” sayıldığı bir yönetimde istişareden, divandan söz edilebilir mi?
Sözünü ettiğiniz divan toplantısı ve istişare; savaş kararları alınmadan önce yapılmış olan uygulamalardır. Kaldı ki, çoğu divan toplantısı ve istişarelerde bile padişahın “dediğim dedik!” dayatması belirleyici olmuştur.
Şu soruların yanıtını vermemiz gerekir:

·        Yavuz Sultan Selim, Anadolu’da 40.000 (kırk bin) yoksul Alevi Türk’ün katledilmesi emrini verirken Divan toplamış, istişare mi yapmıştır?
·        Öz oğlunu ve dört torununu boğdurtarak öldürtmeden önce Kanuni Sultan Süleyman, Divan toplamış, istişare yapmış mıdır?
·        Tahta çıkar çıkmaz 19 erkek kardeşini boğdurtan, babasının gebe eşlerini öldürten, iki kardeşinden gebe kalmış suçsuz ve savunmasız yedi cariyeyi deniz attırıp yok eden, 16 yaşındaki öz oğlunu öldürten Padişah III. Mehmet, tüm bu cinayetleri işlemeden önce Divan toplamış, istişare yapmış mıdır?
·        Anadolu’nun yoksul, suçsuz Alevi Türklerine, “hırsızlık ve eşkıyalık yaptılar” diye iftira edildikten sonra öldürülmeleri fermanlarını veren Sultan II. Selim ve III. Murat, bu ahlâk dışı, insanlık dışı fermanlarını vermeden önce Divan toplayıp istişare mi yapmışlardır?
·        Akıl dışı, mantık dışı, Kuran karşıtı ve insanlık dışı fetvalar yazıp uygulatan Şeyhülislam Ebussuud Efendi, fetvalarını Divan’a sunup istişare yapmış mıdır?

Sayın Kılıçdaroğlu,
Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın altı ciltlik “Osmanlı Tarihi”ni Recep Tayyip Erdoğan’a hediye etmek isterdim, demişsiniz.
Böyle diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Osmanlı Tarihi’ni bilmediğini vurgulamak istemişsiniz. Ancak, bu konuda da yanılmaktasınız!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Osmanlı Tarihini çok iyi biliyor.
Recep Tayyip Erdoğan, Osmanlı’nın “biat-itaat”kültürüyle yetişmiş, iktidar gücünü eline geçirenin “astığı astık, kestiği kestik” olması gerektiği ilkesini Osmanlı’dan çok iyi öğrenmiştir.

Sayın Kılıçdaroğlu,
Osmanlı’nın gerçek yüzünü görmeniz için ben de size üç ay önce yayımlanan kitabım “GELİN YÜZLEŞELİM”i hediye etmek isterdim.
Biliyorum, çok yoğunsunuz, kitap okumaya vakit ayıramıyorsunuz.
Acaba diyorum, danışmanlarınızdan birisi GELİN YÜZLEŞELİM’i okuyup size sözlü olarak, kısa bir özet sunamaz mı?

Saygılarımla,
Yılmaz Dikbaş, Y.Müh.
Araştırmacı Yazar
2 Ocak 2015
0

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder