21 Ekim 2014 Salı

Ülke sınırlarımızı Amerika yönetiyor!


Bülent Esinoğlu






Barzani açıklamıştı. Türkiye bize silah yardımı yaptı. Ancak Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olduklarından, bunun açıklanmasını istememişlerdi. Diye.

Davutoğlu açıkladı; PKK’nın silah bırakmadığını ve bölgeden çekilmediğini biliyorduk diye…

Erdoğan ne demişti; PYD de PKK da bizim için aynıdır.

Bu üç cümle bile, olanları bize çok açık anlatmaktadır. Devam edelim.

Amerika PYD’ye, yani PKK’ya silah yardımı yaptığını resmen açıkladı. Bunun dışında ajanslara düşen haberlere göre, Amerikan Delta Force ile PYD birlikte savaşmaktadır.

Arkasından, Peşmerge güçlerine, Türkiye üzerinden Kobani’ye silahlı vaziyette geçmesi için AKP izin verdi. Sanmayın ki AKP izin verdi. Aslında Amerika talimat geçti. Ve siyasi iktidar bu talimatı yerine getirdi.

Bu kadar bilginin asıl anlamı; Türkiye PKK’ya silah yardımı yapıyor. Yani siyasi iktidar, PKK ile birlikte Birleşik Kürdistan’ın Suriye kanadını inşa ediyorlar.

Devletin başı hangi yalanı söylese söylesin gerçek budur.

Davutoğlu; Açılım milli bir projedir diyor. Sınırlarımızda ve içerde yabancı güçler silahlı olarak devlet kurma çalışmalarına devam ediyorlar. Davutoğlu milli proje diyor.

Amerika kararını verip bunlara tebliğ ettikten sonra, Genelkurmay’ın haberi oluyor.

İktidar böyle de, muhalefet nasıl?

O da Amerika’dan gelen talimata şapka çıkarıyor.

Artık Güneydoğuda devletimiz var diyen beri gelsin. Veya sınırlarımız var diyen.

Amerika’nın bölgede bir Kürt devleti kurma amacı yok diyenler, ya da Amerika Türkiye’yi neden bölsün, enayi mi diyenler artık ne diyecekler?

Amerika ister Açılım süreci ile olsun, ister Delta Force ile olsun kafaya koymuş, Türkiye’yi bölecek.

Delta Force da, Açılım da aynı projenin parçalarıdır.

Mesele Türk halkına ve hatta Kürt halkına bunun ne demek olduğunu anlatamıyor olmamızdır.

Yani kendimizi koruyacak araçlardan iktidar sebebiyle yoksun durumdayız.

Şimdi bu işin en belalı aşamasına doğru geliyoruz.

Türk ordusunu Amerikan çıkarları için Suriye’ye sürmeye… Türk Ordusunun buna direndiğini biliyoruz.

PKK, Amerika, Peşmerge, Abdullah Öcalan, mezhepler hayatımızın içine öylesine girdi ki, Türkiye’yi kim yönetiyor, dışardan bakan birisinin mutlaka kafasını karıştırıyordur.

Bir de siyasi iktidarımız var. Tıpkı Suudi Arabistan yöneticileri gibi…

Akıl adamlara “Açılımcılık” oynuyorlar.

Halkımız, ülkemize saldıranın Amerika olduğunu bilmek durumundadır. Halkımız işbirlikçileri tanımak zorundadır.

Kurtuluş Savaşı öncesi bir durumla karşı karşıya olduğumuzu bilmeliyiz.

Bize saldıran güçlerle işbirliği yaparak, ülkemizi savunamayız.

 Çünkü saldırı biraz siyaset biraz silahla yürütülmektedir. Amerika’nın etnik ve mezhepsel araçları kullanarak yaptığı hamleler, artık sona yaklaşıyor.

Milli hükümet ihtiyacı hayati önemdedir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder