6 Mart 2015 Cuma

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR : HER GÜN KADINLARIMIZIN !!!



Bir toplum aynı amaca, bütün kadınları ve erkekleri ile beraber yürümez ise o toplumun ilerlemesine teknik olarak imkan ve bilimsel olarak ihtimal yoktur.
Mustafa Kemal ATATÜRK

Değerli arkadaşlar,
Her yıl 9 Mart günü geldiğinde, o günü KADINLAR GÜNÜ olarak kutlarız. Esasen yaşadığımız her gün ve her dakika, kadınlarımız sayesinde, daha çağdaş ve daha mutlu olmaktayız. O nedenle HER GÜN KADINLARIMIZINDIR !!! Yeter ki onlara gereken önemi, saygıyı ve sevgiyi gösterelim.

Ne yazık ki güzel ülkemizde, kadına karşı şiddet giderek artmakta ve kadınlarımız için sığınma evlerimize acil ihtiyaç duyulmaktadır. Sağlık Bakanlığı, kadına yönelik şiddet olaylarının haritasını çıkardı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 2013’te kadına yönelik 12 bin 946 şiddet olayı gerçekleştiği ve en çok şiddetin 1213 vaka ileİzmir’de yaşandığı belirtildi. İzmir’i, 828 vaka ileBursa’nın, 809 vaka ile Ankara’nın, 735 vaka ile deTekirdağ’ın takip ettiği açıklandı. Kadına yönelik şiddetin daha çok olduğu düşünülen doğu veGüneydoğuda şiddet vakalarının düşük olduğu gözlenmiş (13.08.2014-Milliyet).

Yüce önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün sayesinde kadınlarımız; güzel ülkemizde 1934 de seçme ve seçilme hakkına kavuşurken, İtalya ve Fransada 1946 da, İsviçrede ise 1971 de ancak bu hakka kavuştular. Onun saygıdeğer kadınlarımız hakkındaki değerli yorumlarından bazıları ilişiktedir. Bu konuda hazırlanmış güzel bir çalışmayı, 8 Mart kadınlar günü nedeniyle sizlerle paylaşmak istedim.

Ayrıca KONDA’nın Ocak-2012 de yaptığı Siyasal ve toplumsal araştırma dizilerinden TÜRKİYE AİLE YAPISI konulu çalışmada, kadınlarımızın yaşadığı aile sorunlarından bazılarını aşağıda bilgilerinize sunmak istedim. Nereden, nereye gelmişiz !!!

Yüce önderimizle ne kadar övünsek yeridir.

Sevgi ve saygılarımla (6.3.2015).

Prof. Dr. Mehmet Ali KÖRPINAR

Ocak’12 barometresi-KONDA

Siyasal ve toplumsal araştırmalar dizisi: Türkiye aile yapısı
Türkiye’de 18 yaş üstü yetişkin nüfusun yüzde 71,6’sı evli, yüzde 21,2’si bekar, yüzde 0,9’u nişanlı, yüzde 1,4’ü boşanmış ve yüzde 4,9’u duldur. Evlilik biçiminde hâlâ ağırlık, görücü usulüyle evlenmededir (yüzde 48,1) ve nüfusun yüzde 8,2’si rızası dışında aile büyüklerinin kararıyla evlendirildiğini söylerken, yüzde 43,7 oranında karşılıklı karar vererek evlenme vardır. Araştırma sonuçlarına gore;
·         Kadının kararlardaki rolü; Haneye mobilya, beyaz eşya alınırken kadınların kararlardaki rolü yüzde 54,6 iken, çocuğun hangi okula gideceği kararında hanelerin yalnızca yüzde 18,5’inde kadının etkin olduğu görülüyor.
·         Her on ailenin altısında evli çiftlerden ancak bir kişi çalışırken, yalnızca bir ailede eşlerden her ikisi de çalışmaktadır. Eşlerin her ikisinin de üniversite eğitimli olduğu aileler yalnızca yüzde 5, birisinin üniversite diğerinin lise eğitimli olduğu aileler de yüzde 5 oranındadır.
·         Evli çiftlerin yüzde 10,3’ünde eşlerin her ikisi de çalışmakta, yüzde 58,3’ünde yalnızca birisi çalışmakta, yüzde 31,4’ünde ise ikisi de çalışmamaktadır.
·         Hayat tarzını modern olarak tanımlayanların yüzde 14’ünün, geleneksel muhafazakârların yüzde 25’inin, dindar muhafazakârların ise yüzde 34’ünün evliliği, akraba evliliğidir.
·         Bir erkekle bir kadının beraber yaşaması için dini nikâhın şart olduğu fikrinde olanlar yüzde 76,2 oranındadır. Bir erkekle kadının beraber yaşamaları için dini nikah şarttır diyenler doğal olarak Dindar Aileler’de en yüksek oranda iken, Modern Aileler’e doğru azalmaktadır.
·         “Bir kadın sevdiği adamla resmi veya dini nikâh olmadan beraber yaşayabilir” fikrini onaylayanlar yalnızca yüzde 10,3, karşı çıkanlar yüzde 82,1 oranındadır. Nikahsız beraberliğe en düşük hoşgörü Dindar Aileler’de görülmektedir.
·         “Kızım, kızkardeşim aile büyükleri beğenmese bile evleneceği kişiyi seçebilir” fikrini onaylayanlar yüzde 61,8, karşı çıkanlar yüzde 22,8 oranındadır. Bu fikri sahip olanlar en çok Modern Aileler arasında görülmektedir.
·         Eşiyle akraba olanlarla nasıl evlendiği arasında da bağlantı olduğu gözlenmektedir.Evliliğe karşılıklı karar verenlerin sadece yüzde 15’i eşiyle akrabayken, görücüde yüzde 33, aile büyükleri kararıyla evlenenlerde yüzde 55’i akraba ile evlidir.
·         Eşiyle birinci dereceden akraba olanların yüzde 51’i görücü usulüyle, yüzde 19,8’i aile büyüklerinin kararıyla evlendiğini söylemektedir.
·         Eşiyle uzaktan akraba olanların yüzde 62,7’si görücü usulüyle, yüzde 15,4’ü aile büyüklerinin kararıyla evlendiğini söylemektedir.
·         51 milyon yetişkin içinde yüzde 6,3 oranında (3,2 milyon yetişkin) dolayında dul veya boşanmış olan birey vardır.
·         Evliliklerin neredeyse yarısı hâlâ “görücü usulüyle” yapılmaktadır.
·         17,5 milyon hanenin yüzde 8,2’sinde (1,4 milyon evlilik) rıza dışı evlilik vardır.
·         17,5 milyon hanenin yüzde 9,9’undaki evlilik (1,7 milyon evlilik) birinci derece akrabalar arasında, yüzde 16,1’indeki evlilik (2,8 milyon evlilik) uzaktan da olsa yine akrabalar arasında gerçekleşmiştir.
·         Yalnızca imam nikâhıyla evli olmak, eğitim seviyesi azaldıkça artmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder